• - N -

    Şİfalı Bitkiler – N –

    Önemli not: Bu sayfada verilen bilgiler tıbbi ve tedaviye yönelik bilgiler değildir. Bu bilgiler bitkileri yakından tanımaya yönelik olarak verilmiştir. Bilmediğiniz bitkileri kesinlikle yemeyin ve kullanmayın.  NANE Mentha: Ballıbabagiller familyasından, nemli yerlerde yetişen, genellikle tüylü ve çok kokulu, otsu bir bitki cinsidir. Başak biçiminde, beyaz, pembe veya morumsu çiçekleri vardır. Güzel kokuludur. YARARLARI Hazmı kolaylaştırır. Gaz söktürür. Karaciğer yetersizliğini giderir. Safra akışını düzenler. Mide ağrılarını keser. Mide ülseri ve gastridi olanlar tarafından fazla kullanılmamalıdır. Bağırsak spazmını giderir. Bağırsak parazitlerine karşı etkilidir. Nefes almayı kolaylaştırır. Astım, grip, bronşit ve öksürükte faydalıdır. Sinirleri kuvvetlendirir. Sükûnet verir. Heyecanı ve korkuyu yatıştırır. Kusmayı önler. Migren, uykusuzluk ve baş dönmelerinde faydalıdır. El-ayak titremesi, dil tutukluğu,…

  • - M -

    Şifalı Bitkiler – M –

    Önemli not: Bu sayfada verilen bilgiler tıbbi ve tedaviye yönelik bilgiler değildir. Bu bilgiler bitkileri yakından tanımaya yönelik olarak verilmiştir. Bilmediğiniz bitkileri kesinlikle yemeyin ve kullanmayın.  MAHMUDE Bingözotu: Çitsarmaşığıgiller familyasından, Anadolu’da ve Suriye’de yetişen, sarılarak tırmanan, sürünücü ve sütlü, çok yıllık bir bitkidir. Gövdesi ince ve tüysüzdür. Çiçekleri beyaz ve sarımsı renktedir. Meyvesi 4 tohumlu, 2 gözlü bir kapsüldür. Kökleri uzun ve kalındır. Kökü nişasta, tanen, müsilaj ve “skammonin” taşır. Ev ilaçlarında kullanılmaması tavsiye edilir. YARARLARI Kalınbağırsağa etki eden, tahriş edici bir müshildir. Frengide faydalıdır. MANDALİNA Mandarin: Turunçgiller familyasından, 5-6 m. boyuna, mandalina ağacının meyvesidir. Tatlı, koku lezzetli, vitamince zengin bir meyvedir. Kabuğundan esans çıkarılır. YARARLARI Kanı temizler. Sinirleri yatıştırır.…

  • - L -

    Şifalı Bitkiler – L –

    Önemli not: Bu sayfada verilen bilgiler tıbbi ve tedaviye yönelik bilgiler değildir. Bu bilgiler bitkileri yakından tanımaya yönelik olarak verilmiştir. Bilmediğiniz bitkileri kesinlikle yemeyin ve kullanmayın.  LABADA Rumex Patientia: Karabuğdaygiller familyasından, dere kenarlarında ve sulak alanlarda kendiliğinden yetişen bir bitkidir. Haziran-Eylül ayları arasında yeşilimtırak renkte küçük çiçekler açar. Boyu 50 cm. ile 2 m. arasında değişir. Köklerinde nişasta, şekerler, reçine ve antrakinon türevleri vardır. Yaprakları sebze olarak yenir. Ev ilaçlarında kökü ve yaprakları kullanılır. YARARLARI Kaşıntıları keser. Anne sütünü artırır. Mesane tıkanmasını giderir. İştah açar. İshali keser. LADEN Cistus: Ladengiller familyasından, İç Anadolu ve sahil bölgelerinde yetişen kış aylarında yaprak dökmeyen, yeşil, bodur bir çalıdır. Yaprakları karşılıklı dizilmiştir. Çiçekleri büyük,…

  • - K -

    Şifalı Bitkiler – K –

    Önemli not: Bu sayfada verilen bilgiler tıbbi ve tedaviye yönelik bilgiler değildir. Bu bilgiler bitkileri yakından tanımaya yönelik olarak verilmiştir. Bilmediğiniz bitkileri kesinlikle yemeyin ve kullanmayın. KABAK Cucurbita: Kabakgiller familyasından, meyvesi sebze olarak kullanılan, otsu bir bitki cinsidir. Kökü saçak şeklindedir. Gövdesi sürüngen, köşeli, ince ve çok uzundur. Üzerinde sert ve kısa tüyler bulunur. Yaprakları büyük kaba, tüylü; çiçekleri sandır. Meyvesi. etli ve suludur. İçinde kabak çekirdeği denilen pek çok tohum vardır. YARARLARI İdrar söktürür ve idrar tutukluğunu giderir. Böbrek ve mesane iltihaplarını temizler. Prostattan doğan şikayetleri giderir. Mide ve bağırsaklara yumuşaklık verir, kabızlığı giderir. Basur için faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürür. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Helvacıkabağının çekirdekleri bağırsak kurtlarının düşmesine…

  • - İ -

    Şifalı Bitkiler – İ –

    Önemli not: Bu sayfada verilen bilgiler tıbbi ve tedaviye yönelik bilgiler değildir. Bu bilgiler bitkileri yakından tanımaya yönelik olarak verilmiştir. Bilmediğiniz bitkileri kesinlikle yemeyin ve kullanmayın. İĞDE OLWEİDE, OLİVİER, SAUVAGE, OLEASTER, ELAEAGNUS İğdeciler familyasından bir bitkidiri. Yemişi, kızılcık biçimindedir. Derisi sert ve sarı, eti beyaz un halinde, mayhoş ve burukçadır. Yaprakları tüylüdür. 10 kadar türü vardır. Anadolu’da bağ ve bahçelerde tatlı meyvelerinden dolayı meyve ağacı olarak yetiştirilmektedir. YARARLARI Bağırsak bozukluklarına etkilidir. ağız pasını giderir. İNCİÇİÇEĞİ Mayısçani: Zambakgillerden, ok biçimindeki yaprakları arasında ince bir sap üzerinde, küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan bir süs bitkisidir. Boyu 20 cm. kadardır. Çiçekleri beyazdır ve üzüm salkımı şeklindedir küçük ve kırmızıdır. Kokusu çok güzeldir.…

  • - I -

    Şifalı Bitkiler – I –

    Önemli not: Bu sayfada verilen bilgiler tıbbi ve tedaviye yönelik bilgiler değildir. Bu bilgiler bitkileri yakından tanımaya yönelik olarak verilmiştir. Bilmediğiniz bitkileri kesinlikle yemeyin ve kullanmayın. IHLAMUR Tilia: Ihlamurgiller familyasından, kerestesi güzel, bir gölge ağacının ve bunun kurutularak çay gibi haşlanan ve içilen güzel kokulu çiçeğidir. Temmuz ve Ağustos aylarında toplanıp kurutulur. Birçok çeşidi vardır. YARARLARI Sinirleri kuvvetlendirir, sinir bozukluğunu giderir. Uyku verir. Kan dolaşımının normal olmasını sağlar. Kansızlığı giderir. Kalp yetersizliğinde faydalıdır. Damar kireçlenmesini önler. Böbrekleri ve mesaneyi temizler. Idrar söktürür. Kum döker, taşın oluşmasını önler. Ter söktürür. Grip ve soğuk algınlığı şikâyetlerini giderir. Göğsü ve bronşlan yumuşatır. Mide ifrazatını artırır. Balla kanstinhp içilirse, mide ülserine faydalıdır. Kabızlığı ve…

  • - H -

    Şifalı Bitkiler – H –

    Önemli not: Bu sayfada verilen bilgiler tıbbi ve tedaviye yönelik bilgiler değildir. Bu bilgiler bitkileri yakından tanımaya yönelik olarak verilmiştir. Bilmediğiniz bitkileri kesinlikle yemeyin ve kullanmayın. HANIMELI Lonicera Caprifolium: Hanımeligillerin örneği olan, ilkbaharda güzel kokulu çiçekler açan bir süs bitkisidir. Çiçekleri, kabuğu ve yaprakları kullanılır. 100 kadar türü vardır. YARARLARI İdrar söktürür. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır. Müzmin bronşitte rahatlık sağlar. Nefes darlığını giderir. Öksürüğü keser. Nikriste de kullanılır. HARDAL Sinapis: Turpgillerden bir çesit bitkidir. Vatanı Akdeniz bölgesidir. Sarı veya beyaz çiçeklidir. Tohumlarında eterik yağ vardır. İki çeşidi vardır. 1. Siyah Hardal: Çiçekleri sarı, meyvesi dört köşeli, kısa ve sivridir. Hekimlikte; göğüs hastalıklarında kullanılır. 2. Beyaz Hardal: Soluk kırmızı veya beyaz çiçeklidir.…

  • - G -,  Biliyor musunuz?

    Şifalı Bitkiler – G –

    Önemli not: Bu sayfada verilen bilgiler tıbbi ve tedaviye yönelik bilgiler değildir. Bu bilgiler bitkileri yakından tanımaya yönelik olarak verilmiştir. Bilmediğiniz bitkileri kesinlikle yemeyin ve kullanmayın. GELİNCİK Corn Poppy / Corn Rose: Yazın kırlarda yetişen ve gelincikgillere örnek olarak alınan bir çeşit çiçekli bitkidir. Çoğu kırmızı renklidir. Yaz aylarında toplanıp gölgede temiz bir kâğıt üzerine serilerek kurutulur. İçeriğinde rheadine vardır. Kokusu hoş değildir. Tadı da acıdır. YARARLARI Nefes darlığı, astım, bronşit ve göğüs nezlesinde rahatlık sağlar. Boğmacayı keser. Kan tükürmeyi ve kan kusmayı keser. Uykusuzluğu giderir. Yanıkları iyileştirir. Yılancık hastalığında faydalıdır. GEVEN Seven (dikenli), kışın Anadolu’da yakacak ve hayvan yemi olarak da kullanılır. Dikenli kısımları ateşe tutulduktan sonra doğranır. Geven…

  • Haberler

    Kış Çileği, Pahalıya Patlamasın

    Uzmanlar, 15 milyar TL’lik büyüklüğe ulaşan sera üretiminde tarım ilacı kullanımının daha sıkı denetlenmesi gerektiğini vurguluyor“Sera üretiminde tarımsal belgelendirme zorunluluğu getirilmeli”Kış çileği, pahalıya patlamasın. Nüfus artışı ve tüketici taleplerinin giderek artmasıyla pek çok sebze ve meyve, mevsimi dışında, halk arasında sera olarak bilinen topraksız tarım ve örtü altı yetiştiricilik uygulamalarıyla üretiliyor. Peki mevsim dışı tarım ürünleri, hangi yöntemlerle üretiliyor? Çilekten domatese kışın hasadı olmayan sebze ve meyveleri tüketmenin neden olacağı riskler neler? Seralarda %93 ile en çok sebze var Altınbaş Üniversitesi Gastronomi Bölümü Dr. Öğr. Üy. Füsun Zehra Özkan, örtü altı yetiştiriciliğin, hem birim alandan daha yüksek verim alınması hem de iklim kontrollü alanlarda her mevsim yetiştiriciliğe imkân vermesi nedeniyle…

  • Biliyor musunuz?

    Bağışıklığı Desteklemek için Rengarenk Beslenmeli

    Bağışıklığınızı güçlendirmeye yarayan dört renkte meyve sebze grupları… Uzmanlar, küresel bir salgın olarak tüm dünyayı etkileyen yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) korunmak için güçlü bir bağışıklık sisteminin önemine dikkati çekerken, özellikle dengeli ve zengin beslenmenin sistemin güçlendirilmesi için en temel unsurlar arasında yer aldığını belirtiyor. Bu süreçte vücudumuzun ihtiyacı olan, bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye katkı sağlayan meyve ve sebzelerin her birinden dengeli bir şekilde tüketmek önemlidir. Renklerine göre basitçe dört ayrı gruba ayırabileceğimiz meyve ve sebzeleri özellikle kış aylarında tüketerek bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir, dayanıklılığınızı artırabilirsiniz. Farklı spesifik yararlara sahip olan meyve ve sebze renklerinin anlamlarını İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu  Öğr. Gör. Sema AYKOL FAİKOĞLU şöyle tanımlıyor: Havuç, tatlı patates,…

  • Biliyor musunuz?

    Bir Ağaç Ne Kadar Oksijen Üretir?

    Yaşayabilmemiz için nefes almaya, nefes almak içinse oksijen kaynağımız ormanlara ihtiyacımız vardır. Orman 3-5 ağacın oluşturduğu ağaçlıklar değildir. İçinde tüm canlıları barındıran bir ekosistemdir ve bir ağaçlığın orman ekosistemine dönüşmesi on yılları hatta yüzyılları almaktadır. Ormanların bizim için sayısız faydalarından en önemlisi bizim yaşamamız için tek kaynağımız olan oksijenin büyük bir bölümünü üretmesidir. Birçok bitki havadaki karbondioksiti emer ve geri kalan oksijeni salar. Bizim yaşamamız için gerekli olan oksijen olarak bize geri verirler. Kim yapar ki bunu ? Zarar verdiğiniz halde size kim yardım eder ? Soluğumuz oksijeni ne kadarını ağaçlar üretiyor? Diğer oksijen üreten kaynaklar nelerdir? Fitoplanktonlar ve Denizel Bitkiler: %70 Ağaçlar/Ormanlar, Otlar, Çimler ve Diğer Karasal Bitkiler: %28…

  • Biliyor musunuz?

    SU DÖNGÜSÜ NEDİR?

    Denizlerden bulutlara, bulutlardan toprağa… Çok iyi işliyor gibi gözüken suyun döngüsü ne yazık ki zayıf bir nokta içeriyor: Su, her yere eşit miktarda düşmüyor. Bu durum global su krizinin önemli sebeplerinden biri. Hayatımız için vazgeçilmez olan tatlı suyun döngüsü gezegenimizdeki toplam suyun yüzde 97’sini barındıran okyanuslarda başlar. Güneş ışınlarının etkisiyle ince bir su katmanı tuzu denizde bırakarak buharlaşır. Havada buhar biçiminde uzun bir yolculuğa çıkar. Daha sonra yoğunlaşarak bulut bicimine dönüşür. Bulutları oluşturan minik damlacıklar yeterli bir çapa ulaşınca yağmur ya da kar olarak yere düşerler. Yere inen suyun bir bölümü toprağın altına geçer. Buzulları bir kenara bıraktığımızda yeraltında yer üstünde olandan yüz kat daha fazla tatlı su bulunur. İklim…

  • Biliyor musunuz?,  Doğanın Enleri

    ALARM VEREN NEHİRLER

    Dünyanın farklı bölgelerinde çevrelerine hayat veren pek çok nehir kirlilik ve kuraklık yüzünden yok olma tehlikesi yaşıyor. Murray-Darling – Avustralya Dünyanın en kurak kıtası olan Avustralya’nın bir numaralı su kaynağı Murray-Darling nehri tehdit altında. Su israfı ve kuraklıkla birlikte nehirdeki yaşam koşulları da tamamen değişmiş. Tarım alanlarını sulayan, balıkçılık yapılan ve içme suyu kaynağı olarak kullanılan havza, her geçen gün yerini verimsiz kurak ve derin çatlaklarla dolu boş bir alana bırakıyor. Murray-Darling nehrindeki kuraklık nehir yatağına yakın bir bölgede yaşayan Aborjinleri de etkiliyor. Suyun kirlenmesi azalması ve tuzlanması 3-4 yıl öncesine kadar içme suyunu nehirden sağlayan Aborjinleri susuz bırakmış. Binlerce yıldır yaptıkları balıkçılığı sürdürmeleri ise artık mümkün değil. Tek limitleri,…

  • Biliyor musunuz?,  Doğanın Enleri

    DÜNYANIN EN KURAK BÖLGESİ: ORTADOĞU

    Su dağılımının adaletli olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Ortadoğu coğrafyası bu adaletsizlikten payına düşeni fazlasıyla alıyor. Dünyanın yüzde 41’i ya çöl ya çölleşme sürecinde. Yaklaşık 2 milyar kişi (3 kişiden biri) suyun çok ama çok az bulunduğu bölgelerde yaşıyor. Ürdün, İsrail, Filistin … Dünyanın en kurak bölgesindeki bu üç ülke de suyla ilgili bütün endişelerin somutlaştığı yerler. Ürdün Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri seçilen Petra antik kenti Ürdün’ün en önemli tarihi zenginliği. M.Ö. 400 ile M.S. 106 yılları arasında Nebatiler’e başkentlik yapan kent M.S. 400’lerde gözden düşmüş ve terk edilmiş. Dünya Kültürel Mirası listesinde olan Petra, tamamen kayaların içinde oyulmuş etkileyici bir kent. Su yokluğuna rağmen çölün ortasına kurulmuş olan bu…

  • Biliyor musunuz?

    Teşekkür de Etmeyiverin.

    Gereksiz e-Postalar da Dünyamızı Yok Ediyor. İş hayatının olmazsa olmazı e-postalar da karbon ayak izini arttırarak gezegenimizi ölüme sürüklüyor. Dünyamızı sadece ormanları yok ederek, kirleterek ve ozon tabakasını delerek yok etmiyoruz. Sadece 1 adet fazla e-posta göndermemiz bile karbon ayak izimizi arttırmamıza neden oluyor. Şimdi düşünebilirsiniz fiziki bile olmayan bir e-posta dünyaya nasıl zarar verebilir diye, şöyle; tüm bu yazışmaların saklandığı sunucuların sürekli çalışması için elektrik gücüne ihtiyacı var. Elektriği üretmemiz için de petrol ve doğalgazdan tutun da hidroelektrik santralleri ve hatta nükleer santraller kullanılıyor. Bu şekilde sürekli ve sık yazışmaların yükü arttıkça daha fazla sunucuya ve daha fazla enerjiye ihtiyaç var. BBC‘nin yeni bir raporuna göre, sadece Birleşik Krallık‘ta…

  • Haberler

    ÇEVRE SAĞLIĞI TEDBİRLERİ ALINMAZSA VİRÜSLE MÜCADELEDE BÜYÜK BEDELLER ÖDEYECEĞİZ’

    Covid-19 vakalarının arttığı bugünlerde İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.H.Tamer Dodurka uyardı: ’’Soğuk havayla bazı illerimizde korona virüsle mücadele zorlaşacak.’’ Birçok ilimizde Mahalli Çevre Kurulu kararlarıyla ısınma amaçlı kömür kullanımı yasaklanmışken bazı illerimizde ise kamu binaları dahil kömür kullanımına halen devam ediliyor. Soğuk havaların bastırmasıyla bu kullanım daha da fazlalaşacak diyen Prof.Dr.H.Tamer Dodurka konuyla ilgili şunları söyledi:’’ Kömür kaynakları bakımından özellikle bazı yörelerimiz zengin. Bu kaynakları işleten kömür (linyit) sektörünün kentlerde kömür kullanımı konusunda talepleri mevcut. Bu talebe kömüre dayalı termik santralleri de dahil edebiliriz. Oysa “Mevcut kaynakları ekonomiye kazandırmak” gibi aslında sağlık ekonomisi açısından bize çok daha ağır bir bedel ödeten bu anlayıştan özellikle bu günlerde vazgeçmemiz gerekiyor’’ diye belirtti.…

  • Biliyor musunuz?

    KENELER, YABAN HAYATI VE HABİTAT YIKIMI

    Eklembacaklılar arasında en fazla hastalık yayan kenedir. Yaban hayat, insanlar ve evcil hayvanlar tarafından işgal edildikçe bu hastalıkların sayısı da artmaya devam edecektir. Son yirmi yılda kene kaynaklı patojenlerin %40’ından fazlası keşfedilmiştir. 26 Borrelia burgdorferi bakterisinin neden olduğu lime hastalığı, insanlara ve diğer hayvanlara kenelerden bulaşır. Araştırmalara göre, iki hektardan küçük ormanlar ve bütünlüğü önemli ölçüde bozulmuş habitatlar gibi omurgalı hayvan çeşitliliğinin zayıf olduğu alanlarda bu hastalığa yakalanma riski çok daha yüksektir.27 İsveç’te, karaca ( Capreolus capreolus) popülasyonunda görülen azalma, kene kaynaklı ensefalit (TBE) vakalarında artışa yol açmıştır. Karaca, taşıyıcı kene gelişiminin tüm aşamaları için önemli bir konakçıdır. Bu konakçının giderek daha da az görülmesi, keneleri karacadan sayıca çok daha…

  • Biliyor musunuz?

    ZOONOZLARI ÖNLEMEK İÇİN NE YAPILMALI?

    Zoonozları kontrol etmek veya önlemek için, insanlar konakçı veya vektör türlerin popülasyonlarını azaltmaya çalıştılar. Kontrolsüz şekilde böcek ilacı kullanımı veya enfekte olmuş çiftlik hayvanlarının öldürülmesi gibi sert önlemler alındı. Bu tür müdahalelerin etkileri çeşitli sebeplerden ötürü sınırlıdır: ● Böcekler ve (kene gibi) diğer vektörlerin böcek ilaçlarına ve diğer kimyasal maddelere karşı direnç geliştirmesi ● Konakçı türlerin ekolojisinde beklenmedik değişiklikler ● Alınan tedbirin hedef dışı türler üzerindeki etkileri ● Ekosistemleri etkileyen beklenmedik sonuçların ortaya çıkması-sıtmaya karşı DDT kullanımında olduğu gibi ● Sosyoekonomik etkiler-kuşgribini engellemek için kümes hayvanlarının toplu olarak öldürülmesinde olduğu gibi. Geride bıraktığımız on yıl içinde Tek Sağlık girişimi kapsamında tüm dünyada çalışmalar yürütüldü. Bu stratejik kavram, insan sağlığının diğer…

  • Biliyor musunuz?

    EKOSİSTEMLERİN BOZULMASI VE İNSAN SAĞLIĞINI ETKİLEYEN RİSKLER

    Doğal ekosistemler, biz insanlar dahil, tüm canlıların beslenmesinde önemli rol oynar ve yaşamı destekler. Bu ekosistemleri değiştirmek, bulaşıcı hastalıkların oluşmasına ve yayılmasına zemin hazırlayabilir.20 Habitatların kaybı, doğal ortamların insan eliyle değiştirilmesi ve genel olarak biyoçeşitlilikteki azalma, yeni görülen bulaşıcı hastalıkların yayılmasına etki eden faktörlerdir. 21 Bu durum yollarla gerçekleşebilir: ● Sivrisineklerin çoğaldığı sulama kanalları ve barajlar gibi hastalık vektörü üreme alanlarının çoğalması● Konakçı türlerin daha da yaygın hale gelmesi● Yabani türlerin birbirleriyle ve evcil hayvanlarla yakın temas halinde tutulması ● Farklı türler arasında patojen geçişi ● Avcı türlerin yok oluşu● Hastalık vektörlerinde veya patojenlerde insan müdahalesiyle meydana gelen genetik değişiklikler (örneğin, sivrisineklerin böcek ilaçlarına direnç geliştirmesi ya da intansif hayvancılık…

  • Biliyor musunuz?

    Virüs Nedir? Yapısı Nasıldır? Virüsler Nasıl Bulaşır?

    Virüsler oldukça basit organizmalardır; esasen bir protein kapsülü ile kaplanmış genetik materyalden oluşurlar. Kökenleri bilinmemektedir. Genetik materyale sahip oldukları ve doğal seleksiyon yoluyla çoğalıp evrimleştikleri için, bazı biyologlar tarafından gerçek yaşam formları olarak kabul edilirler. Bununla birlikte, virüsler kendi başlarına üreyemezler; üremeleri için her zaman bir hayvan, bitki, mantar, bakteri veya arke gibi bir konakçı hücreye ihtiyaç duyarlar. Diğer canlıların özelliklerinin hepsine olmasa da bazılarına sahip oldukları için, virüsler “yaşamın kenarındaki organizmalar” olarak tanımlanmıştır. Bununla birlikte, ekolojik düzeyde virüsler, konakçı türlerin popülasyonlarını düzenleyerek ve ekosistem içindeki dengelerini sağlayarak önemli bir görevi yerine getirir. İçerdikleri genetik materyalin türüne bağlı olarak, virüsler sırasıyla çift veya tek iplikli nükleik asitlerden oluşan DNA veya…

error

Doğanın Takvimini beğendiyseniz birşeyler paylaşın.