Biliyor musunuz?

DOĞANIN YOK OLUŞU VE PANDEMİLERİN YÜKSELİŞİ

“Doğanın Yok Oluşu ve Pandemilerin Yükselişi” başlıklı rapor insan sağlığı ile doğanın birbiriyle yakından ilişkisini ortaya koyuyor.

WWF’in (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) “Doğanın Yok Oluşu ve Pandemilerin Yükselişi” başlıklı raporu, insanın, ekosistemler ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkileri ile bazı hastalıkların yayılması arasındaki bağlantılara dikkat çekiyor. Bu bağlantıların çoğu henüz tam olarak anlaşılamamış olsa da insan sağlığı ile doğanın birbiriyle yakından ilişkisini ortaya koyuyor.
Rapora göre; doğal ekosistemlerin tahrip edilmesi ve değiştirilmesi, ormansızlaşma, yaban hayvanı türlerinin yasadışı veya kontrolsüz ticareti, yabani ve evcil türlerin hijyenik olmayan koşullarda bir araya getirilmesi ve satılması, virüs gibi patojenlerin yabani ve evcil hayvanlardan insanlara geçme ihtimalini yükseltiyor. Ayrıca, insan davranışları ve demografik faktörler bu risklerin seviyesini önemli ölçüde artırırken, kıtalar arası seyahat hızı pandemilerin hiç fark edilmeden yayılmasına neden olabiliyor. Sağlığımızı ve refahımızı korumak için yapmamız gereken ise, doğayı ve sağladığı faydaları korumak ve sürdürmek.

HAYVANLARDAN İNSANLARA:
ZOONOZLAR VE ETKİLERİ


Hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklara zoonoz denir. Zoonotik hastalıklar, virüslerin, bakterilerin, mantarların, diğer organizmaların veya anormal protein ajanlarının (prionlar) neden olabileceği çeşitli enfeksiyon gruplarını içerir. Zoonozla sayıca çoktur (WHO kayıtlarına göre 200’ün üzerinde).

Zoonozlar üzerine yapılan çalışmalar, tıp ve veteriner hekimliği bilimlerinin en büyük ilgi alanlarından birini oluşturur. Tıpkı kuduz, leptospiroz, şarbon, SARS, MERS, sarı humma, deng humması,
HIV, Ebola, Chikungunya ve koronavirüsler gibi, en yaygın görülen grip de zoonotiktir. Sivrisinekler tarafından taşınan ve her yıl 400 binden fazla kişinin ölümüne ve 12 milyar dolardan fazla doğrudan zarara neden olan sıtma da bu gruptadır. ¹⁰İnsana fareler üzerindeki pirelerden geçen Yersinia pestis bakterisinin neden olduğu ve Orta Çağ’da Avrupa nüfusunun üçte birinin ölümüne neden olan hıyarcıklı veba da zootonik bir hastalıktı.


Virüsler gibi, patojenlerin de bir konakçı türden diğerine geçişine
yayılma adı verilir. Bulaşma, doğrudan temas yoluyla (kuduz durumunda olduğu gibi), hastalık ajanını taşıyan ve vektör adı verilen diğer organizmalar aracılığıyla (örneğin sivrisinekler, keneler) veya çevresel taşıyıcılar ve gıda maddeleri yoluyla gerçekleşebilir. Ebola ve mevcut koronavirüs gibi bazı virüsler, nihayetinde türümüze uyum sağlayarak insandan insana bulaşmanın yolunu açar. Bunlar insanlar için en
tehlikeli virüslerdir. Bugün karşı karşıya kaldığımız kriz, küreselleşen ve ve tüm dünyayı etkileyen bir pandemi haline gelmiştir. Son zamanlarda ortaya çıkan tüm hastalıklar arasında, yaban hayatı kökenli zoonozlar, dünya nüfusunun sağlığına yönelik en önemli tehditlerden biridir.¹¹ Bugüne kadar bilinen insan hastalıklarının dörtte üçü diğer hayvanlardan gelmektedir ve yeni görülen hastalıkların %60’ı yaban hayvanlarından bulaşmıştır.

Zoonozlar her yıl yaklaşık bir milyar hastalık vakasına ve milyonlarca ölüme neden olurken bunun insanlık için doğurduğu sonuçları hesaplamak mümkün değildir¹¹. Bu hastalıklar aynı zamanda bazı bölgelerde kalıcı yoksulluğu önemli ölçüde körükleyen ağır bir sosyoekonomik etkiye sahiptir. Dünya Bankası, sadece altı zoonotik hastalığın ekonomik yükünün 12 yılda 80 milyar ABD doları olduğunu tahmin ediyor.¹³ 2003 yılında baş gösteren SARS salgını yaklaşık 9.000 kişiyi etkiledi ve küresel ekonomiye
30-50 milyar ABD dolar oldu. Daha az bilinen zoonozlar da ağır
maliyetler taşımaktadır. Örneğin, evcil köpeklerden insanlara bulaşan ve toynaklı hayvanları ara konakçı olarak kullanan ekinokokuz hastalığının analizi ve ilaçları için her yıl 4 milyar ABD doları harcanıyor. Salmonella ve kampilobakter gibi insanlara gıda yoluyla bulaşan hayvan kaynaklı viral, bakteriyel veya fungal salgınlar da her sene milyonlarca kişiyi etkiliyor.¹⁴



YENİ GÖRÜLEN HASTALIKLAR: DAHA BÜYÜĞÜNÜ MÜ BEKLİYORUZ?

Elli yıl önce, antibiyotik ve aşıların üretilmeye ve yaygın olarak kullanılmaya başlamasıyla, insanların enfeksiyonlara karşı savaşı kazandığı zannedildi. Gelgelelim, o zamandan bu yana, bakteriyel patojenler antibiyotiklere karşı giderek artan bir direnç geliştirdi ve çoğunlukla viral ve yaban hayvanlarından kaynaklanan eski ve
yeni zoonoz salgınlarında artış yaşandı .¹⁵

WHO’ya göre, yeni görülen hastalıklar, belirli bir popülasyonda ilk kez ortaya çıkan veya halihazırda mevcut olmakla birlikte sayısı veya coğrafi yayılımında hızlı bir artış gösteren hastalıklardır. Yeni görülen bir hastalık aşağıdaki biçimlerde ortaya çıkabilir:


Bilinen bir bulaşıcı ajanın yeni bir coğrafi bölgede ortaya çıkması
● İlk kez sınıflandırılmış bilinmeyen bir bulaşıcı ajan.


Daha önce hiç görülmemiş bir hızla ortaya çıkan bu yeni zoonozlar, insanlar arasında er ya da geç felaket ölçeğinde bir salgına neden olabilecekleri gerekçesiyle yoğun araştırmalara konu oluyor. İnsanların ve malların küreselleşme ile birlikte hızla artan dolaşımı ekosistemlerin her geçen gün daha fazla baskı altında kalmasına neden oluyor. Bu dolaşım hem yeni görülen hastalıkların hem de kontrol altında olduğu düşünülen
eski hastalıkların geniş coğrafyalara yayılmasına olanak sağlıyor.

https://wwftr.awsassets.panda.org/downloads/doann_yok_oluu_ve_pandemilerin_yukselii_25_04_20.pdf?9920/Doganin-Yok-Olusu-ve-Pandemilerin-Yukselisi.

10 – www.cdc.gov/malaria/malaria_worldwide/impact.html
11 – Jones ve ark. 2008. Yeni görülen bulaşıcı hastalıklarda küresel eğilimler Nature, 451, doi:10.1038/nature06536
12 – Morse ve ark. 2012. Bir sonraki pandemik zoonozun tahmini ve önlenmesi. Lancet, 380, 1956-65.
13 – Gebreyes ve ark. 2014. Küresel sağlık paradigması: Kaynakça zayıf durumlarda, insan, hayvan
ve doğa arasında bulaşıcı hastalıklarla mücadelenin zorlukları ve fırsatları PLoS neglected tropical diseases 8:e3257–e3257.

15 Kreuder Johnson ve ark. 2015. Yüksek konakçı plastisitesine sahip zoonotik virüslerin yayılma ve pandemi özellikleri Sci Rep 5, 14830. doi: 10.1038/srep14830


Yazımızı beğendiysen aşağıda beğen tuşu ile bu gösterebilir, sosyal medya hesaplarından paylaşabilir ve yeni yazılar geldiğinde e-posta ile haberdar olmak için takip edebilirsin. (Follow)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Doğanın Takvimini beğendiyseniz birşeyler paylaşın.