Biliyor musunuz?

Dünyanın Buzulları Bitiyor mu?

KAYBEDİLMEYECEK BUZULLAR

Yoğun tarım ve sulamaya bağlantılı sorunlar gezegenimizi etkiliyor. Küresel ısınmanın da çok uzak olmayan sonuçlarını yaşamaya başladık. Gezegenin buzları hızla eriyor!

Beyaz Leydi

Monte Bianco, 5 bin metreye yaklasan yukselik ile Alpler’in en yüksek dağıdır. Beyaz (Ak) Dai anlamına gelen Mont Blanc, bazen Beyaz Leydi demek olan La Dame Blanche olarak da anılır. Alp Sıradağlarının üzerindeki bu dağ, Fransa, İtalya ve İsviçre’nin sınırında yer alıyor. Güneydoğu etekleri İtalya’da, kuzeydoğu etekleri ise Fransa’da bulunur. Dağın yüksek bölümleri ise buzullarla kaplı. Fransa ya ait kısmında, dağdan aşağı Géant buzulu inerek Mer de Glace, yani Buz Denizini oluşturuyor.

Ancak her yıl 25 binden fazla kisinin tımandığı bu tepeye adını veren buzullar da küresel ısınma sebebiyle tehlike altında. Gezegenin tamamında küresel ısınma ve iklim değişiklikleri ile birlikte artmaya devam eden ısı sebebiyle, buzulların büyük bir bölümü erimeye devam ediyor ve 50 yıl içinde tamamen yok olacakları öngörülüyor Mont Blanc; Unesco’nun Dünya Mirası listesine alınacak bölgelerden biri.

Mer De Glace: Buz Denizi

Mont Blanc eteklerindeki Buz Denizi; küresel ısınma etkilerinin Avrupa’daki en iyi örnekleri arasında. Orijinal adıyla Mer de Glace, Alpler’in en büyük dördüncü buzuludur. Mer de Glace ve ona bağlı tekli buzul sistemi, yaklaşık 12 km uzunluğundadır ve genişliği 700 m. ile 1950 m. arasında değişir. Buzul hareketinin yıllık ortalama hızı 90 m. dir. Bu hız Alpler için çok fazladır. Muhtesem görüntüsüyle Buz Denizi; on yılda 400 metreden fazla çekilmiştir. Oysa bu buzulların korunması hayati önem taşımaktadır. Çünkü dünya nüfusunun yarısı tarım ve içme suyu için buzullara bağımlıdır. Buz Denizi’nin suları, mevsimsel olarak hidroelektrik üretiminde kullanılmaktadır.

Tarımın Sera Etkisi

1950’li yıllarda bu bölge etrafında pek çok insan yaşamaktaydı. O dönemlerde çalışma koşulları zor olsa da yaşamak ve beslenmek için en küçük toprak parçasına bile ihtiyaç duyuluyordu. Ancak bugünkü yoğun tarım faaliyetleriyle Alpler artık vazgeçilmez topraklar değil. Biyolojik çeşitliliğin devamı için buzullara ihtiyacımız var. Tarım, sera etkisine sebep olan gazların yüzde 40’ından sorumlu. Yaygınlaşan tarım ve hayvancılk faaliyetleri buzulları da eritiyor. Sayısız hayvan sürülerinin gezegene saldığı gaz: karbon gazından çok daha etkin bir rol oynuyor. Tarımsal faaliyetlerde kullanılan makineler, ulaştırma araçları, biçerdöverler, harman makineleri, traktörler ve petrol türevi maddeler de sera gazı konusunda büyük pay sahibi. Çünkü bu aletler atmosfere ünlü sera etkisi yaratan gazları bırakıyorlar. Dolayısıyla bugün ekolojik planda tarım faaliyetlerinin iyileştirilmesi gerekmektedir.

Açlık

İkinci olumsuz etki ise; üretimi olağanüstü artırmamıza rağmen dünyadaki açlık sorununa çare bulamamış olmamızdır. Bugün gezegende sekiz yüz milyondan fazla insan açlıkla mücadele ediyor. Bu insanların üçte ikisini köylüler oluşturuyor ki aynı köylüler paradoksal olarak beslenmek için üretmek zorunda olan fakat sonunda genellikle kentlere göç edenlerdir. Kente gittiklerinde de harap olmuş topraklarını ve yoksulluk koşullarını arkalarında bırakmış oluyorlar.

Sürdürülebilir Tarım

Sürdürülebilir tarıma ulaşmak için alternatif çözümler bulmak mümkün. Çiftçiler para kazandığında ve yaşadıkları ortamı korumaya teşvik edildiklerinde biyolojik çeşitliliğin garantisi olabilir. Yeterince suyun olmadığı yerlerde mısır ekmeye son verilmesi gerekiyor. Bol gübre ya da kimyasallar kullanarak pamuk da yetiştirilmemeli. Doğal tarıma dönüş yaygınlaştırılmalı. Yoksa insanoğlunun kaybedeceği tek şey buzullar olmayacak.

Gezegen Eriyor

Tarımsal faaliyetlerin büyük etkisiyle artmaya devam eden küresel ısınmadan tek etkilenen bölge, Alpler’deki buzullar değil. Kuzey Kutbu’ndaki buz tabakası 2006’ya kadarki dönemde her yaz ortalama ABD’nin Batı Virginia eyaleti büyüklügünde erirken. 2007’de erime miktarı 30 katına çıktı. Ve bu Fransa’nın 3 katı büyüklügünde bir alanın eridiği anlamına geliyor. Bu kesinlikle normal bir erime değildir ve normalde buzulların yaz mevsimlerinde eridiği kuzey bölgelerde, yaz sıcaklıkları da ortalamanın 2-3 derece üstünde seyretmeye başladı. Alaska’da sıcaklık yaz mevsiminde 12. hatta 13 dereceye kadar ulaşıyor ve daha önce hiç görülmeyen bu durum bilim adamlarını şaşırtıyor.

Kaynak: BBC Dünya Raporu

Yazımızı beğendiysen aşağıda beğen tuşu ile bu gösterebilir, sosyal medya hesaplarından paylaşabilir ve yeni yazılar geldiğinde e-posta ile haberdar olmak için takip edebilirsin. (Follow)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Doğanın Takvimini beğendiyseniz birşeyler paylaşın.