Biliyor musunuz?

Haiti Felaketin Eşiğinde

Doğal afetler ülkesi Haiti, turizm cenneti olarak değil, yaşadığı büyük depremin ardından adını tüm dünyaya duyurdu. Ancak bu adanın çoraklaşan topraklarının daha büyük bir sorunu var: Ülkenin tüm ormanları yok oldu!

Haiti, asıl adıyla Haiti Cumhuriyeti, Amerika’da Karayip Denizi’nde bir ada ülkesidir. Gür yeşillikler ve ağaçlarla kaplı bu adaya Antiller’in İncisi de denir. Ada; batı dünyasının sahip olduğu en zengin eski Fransız sömürgesidir. Asıl yerli halkı Arawak (ya da Taíno)’lardır.

2010 yılında yaşanan 7.0 büyüklüğündeki depremle sarsılan Haiti’de; yüz binlerce insan hayatını kaybetti. Bir yandan yoksullukla mücadele eden ülke, diğer yandan kapanması zor bir yara daha almış oldu. Ülkeyle ilgili ele alınacak bambaşka bir acı gerçek var: Ormansızlaştırma.

Ormansızlaştırmanın Bedelleri.

Günümüzde Haiti Adası’nda 2 ülke var. Dominik Cumhuriyeti; ormanlarını koruyabilmiş durumda. Ancak Haiti Cumhuriyeti; neredeyse tamamen ormansızlaştı. Bir ülkeden diğerine geçildiğinde aralarındaki fark kolayca anlaşılıyor. Hatta aralarındaki doğa farkı uydudan bile fark edilecek düzeyde belirgin.

Bir zamanlar %80’i orman olan Haiti, ormanlarının nerdeyse tamamını yitirdi. Geriye ormanların sadece %2’si kaldı. Haitililer bir zamanlar yemyeşil olan alanların son görüntüleri için “dağlar kemiklerini gösteriyor” diyor. Toprakları sonsuza dek ekilebilir olmaktan çıktı. Haiti’de ormansızlaştırma islemleri sömürgecilik dönemine dayanıyor. Daha sonra ülkeyi yöneten diktatörler bu yağmayı sürdürmeye birbiri ardında devam etti. Bugün ise sorun şekil değiştirdi. Ağaçlar kesilerek Port-au-Prince şehrinde satılıyor. Haiti dünyanın en yoksul ülkelerinden biri. Burada yaşayanların elinde kalan tek enerji kaynağı; ağaçlar. Haiti ormanlarının yok olma sebebi de budur.

Odun Kömürleri

Ülkedeki enerji tüketiminin yaklaşık %75’ini odun kömürü oluşturuyor elektrik yok. Ancak en yoksulundan en varlıklısına kadar herkesi kömürünü kullanıyor. Bu da yaklaşık 8 milyon Haitili’nin odun kömürü kullandığı anlamına gelir.

Şehir pazarlarındaki tezgahlarda en çok satılan ürün; bu odun kömüründen başkası değil. Kömür her gün bütün illerden kamyonlarla getiriliyor. Kırsal kesimde köylülerin çoğu toprakta yok olmaya yüz tutmuş ağaçları kesti.

Kalan son ağaçları korumak için çıkarılan yasa, ağaç kesimini yasaklıyor olsa da halk: geçinmek için başka çaresi olmadığını söyleyerek ağaçları kesmeye devam ediyor. Odun kömürü elde etmek de aslında oldukça zor bir süreçtir. Ağaçlar toplanır, yaprak ve toprakla sarılır, sonra da ateşe verilir. Bu ateş, bir gün ile üç gün arasında sürer. Ve sonunda odun kömürü elde edilir.

Kayan Topraklar Yağmur ise ada sakinleri için iyi haber anlamına gelmiyor. Çünkü yağmur, onlar için tutan demek. Ormansızlaştırma sebebiyle toprak Haiti’de yerinde duramıyor. Çünkü suyu tutacak ağaç kökleri yok ve sonuç olarak toprak nehirlere doğru kayıyor. Çamurdan seller oluşuyor ve tepelerden aşağı yağarak köylülerin ürünlerini yok ediyor. Insanların beslenmesini sağlayan ve geçim kaynağı olan topraklar denize akıp gidiyor. Ve balıkçılar için balik da kalmıyor. Çamura dönen sularda balıklar bu çamura saplanarak ölüyorlar. Bugün küçük kayıklarla dahi nehre açıldıklarında Haitililer balık tutamaz hale geldi. Balık tutmak için kıyıdan üç dört saat uzağa açılmak gerekiyor. Tüm bu felaket zincirinin gerçekleşmesi için, bu ağaçsız adaya yağmur yağması yeterli.

Adada ormansızlıkla mücadele eden gönüllüler, sorunu aşabilmek için kalıcı tarım projeleri geliştirmeye devam ediyorlar. Bunun için kırsal nüfusa bir formasyon programı uygulanıyor. Odun kömürünün yerini alması için kadınlara topladıkları kartonlardan, ağaç yapraklarından ve kağıtlardan briket yapmak öğretiliyor. Dörtlü çalışan kadınlar, günde 1000 briket kadar üretebilme kapasitesine sahip. Ancak bunun karşılığı ise yalnızca üç torba kömür. Merkez; her sene 2500’den fazla köylüyü bir araya getiriyor. Kurslar ise ücretsiz uygulanıyor. Tarım bilimciler, toprağı olmayan yoksul aileler için pilot bahçeler kurdu. Sebze yetiştirmek için eski tekerlekler kullanılıyor. Bu aileler için hiç toprak kalmadığında, sebze yetiştirmenin en iyi yolu bu.

Ardarda Gelen Felaketler

Haiti, 1920’li yıllarda yüzde 60’ından fazla arazisi ormanlarla kaplı yeşil bir ülkeydi. O yıllardan günümüze kadar ülkede kesilen ağaçların oranı ise %98. Neredeyse tüm ağaçlarını kaybeden ülkenin verimli tarım arazilerindeki toprak da yok edilmiş oldu. Toprak kaymaları ve ormansızlaştırma yine zincirleme sonuçları getirerek periyodik şekilde sellere sebep oldular.

Haiti sel felaketi

Ülkenin yaşadığı sel felaketleri bazen öyle büyük oluyor ki, 2004 yılında Dominik Cumhuriyeti sınırına yakın bir bölgede gerçekleşen selde 3 bin kişi hayatını kaybetmişti. Ancak Haiti’nin yaşadığı doğal afetler bu kadarla kalmadı. 2008 yılında tekrar tropik fırtınalara yenik düşen Haiti halkı, şiddetli rüzgar fırtınaları ve aşırı yağışlarla mücadeleyi sürdürdü. Bir ay içinde ardı ardına gelen dört şiddetli fırtına, zaten toprağı da zayıf olan ülkenin vadi ve dağlık alanlarında çok büyük sellerin yaşanmasına sebep oldu.

Bu büyük sel felaketlerinin maliyetini kesin olarak tespit etmek neredeyse imkansız çünkü bu afetler hem insan kapasitesini kesti hem de bu tarz kayıtların tutulacağı kaynakları yok etti. Yüksek besin ve yakıt fiyatları nedeniyle zor zamanlar geçiren ülke politik açıdan da sıkıntılarla boğuştu. 2010 yılının başında ise tarihe geçen bir başka afet Haiti’yi vurdu: deprem! 7.0 şiddetiyle, son 200 yıl içinde gerçekleşen en büyük depremle sarsıldı. Üstelik depremin merkezi tam da başkentin dışıydı. 200 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği bu olay, tüm dünyanın gündemine oturdu ve yardım kuruluşları ülkeyi açlıkla mücadelede yalnız bırakmadı. Başkent yerle bir olmuştu. Belki de tüm ülkenin baştan inşa edilmesi gerekmektedir. Bir milyon Haitili de evsiz kaldı. Doğal afetleri peşisıra yaşamaya devam eden Haiti, talihini değiştirebilecek tek şey olan ormanlarını da yok ederek adeta kendi sonunu hazırlıyor.

Yazımızı beğendiysen aşağıda beğen tuşu ile bu gösterebilir, sosyal medya hesaplarından paylaşabilir ve yeni yazılar geldiğinde e-posta ile haberdar olmak için takip edebilirsin. (Follow)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Doğanın Takvimini beğendiyseniz birşeyler paylaşın.