Ekme-Budama-Aşılama

Kuşburnu yetiştirme

Kuşburnu (Rosa canina). Avrupa, kuzeybatı Afrika ve Batı Asya’da yetişen bir tür bitkidir. İçi tüylüdür ve çok sayıda tohumu vardır. Sonbaharda olgunlaşır. C vitamini açısından dünyanın en zengin meyvesidir. Taze olarak tüketildiği gibi kurutularak da kullanılır. Çayı yapılır. Ülkemizin hemen her yerinde yetişir. Yabangülü, itburnu, itgülü, gülelması, yiric gibi adlarla da bilinir. Ülkemizde Gümüşhane’de yaygın olarak görülür.

Kuşburnu yüksek oranda antiksian içerir. C vitamini seviyesi çok yüksektir. Şurubundan çay ve marmelat üretilir.

Yurdumuzun çeşitli yörelerinde doğal popülasyon halinde yaygın olarak bulunan kuşburnu, içerdiği mineral madde ve vitaminler yönünden gıda ve ilaç sanayinde aranan bir bitki durumundadır.

Kuşburnu meyveleri C,P (Permeabilite), A, B1, B2, E ve K vitaminleri ile mineral maddelerden özellikle P ve K elementleri bakımından oldukça zengindir. 100 gr. Kuşburnu da bir sandık portakala eş değer C vitamini vardır. Kuşburnu meyvesi limon ve domatesten 30-40 defa, elmadan ise 300 defa daha fazla vitamin içermektedir.

Kuşburnu meyveleri marmelat, reçel, meyve suyu, bitkisel çay ve bebek mamalarının yapımında; ayrıca C vitamini bakımından fakir olan diğer meyve ve sebze sularının da vitamince zenginleştirilmesinde kullanılmaktadır. Çiçek ve yaprakları da bitkisel çay olarak değerlendirilmektedir.

Halen birçok Avrupa ülkesinde ilaç hammaddesi olarak değerlendirilen kuşburnunun halk hekimliğinde böbrek ve mesane taşlarına, ishale, diş eti kanamalarına, yan ve göğüs ağrılarına karşı kullanıldığı bilinmektedir.

Kökleri oldukça derine ulaştığından ve kuraklılığa dayanıklılığı nedeni ile verimsiz alanların değerlendirilmesinde, erozyon kontrolünde, özellikle dikenli tipler ise çit bitkisi olarak kullanılmaya çok uygundur.

Ayrıca, özellikle Rosa rugosa gibi türler park ve bahçelerde süs bitkisi olarak değerlendirilebilir.

2.KUŞBURNU’NUN EKOLOJİK İSTEKLERİ

İklim İstekleri

Kuşburnu bitkisi deniz seviyesinden itibaren, 2 500 metre yükseklikteki yerlere kadar çok uzun bir sahada yetişmektedir.

Yayılış alanından da anlaşılacağı üzere çok değişik extrem iklim şartlarına karşı çok dayanıklı bir bitkidir.

Soğuğa karşı çok mukavimdir.

Mayıs – Haziran – Temmuz aylarında çiçek açtığı için donlardan zarar görmezler. Yükseklere çıkıldıkça çiçeklenme zamanı gecikmekte ve meyve kalitesi artmaktadır.

Kök sistemleri çok derine indiğinden kuraklığa karşı mukavimdirler.

En iyi gelişmeleri nehir kenarlarında olur.

Kış soğuklanma ihtiyacı yüksek olduğundan Akdeniz sahil kesiminde pek bulunmazlar.

Özellikle vegetasyon döneminde ki yeterli yağış meyve iriliğini arttırmaktadır.

Açık arazide, güneşlenmenin yüksek ve bol olduğu yerlerde, güney marazlarda meyve rengi ve iriliği ile birlikte meyvede ki C vitamini içeriği de artmaktadır.

Toprak İsteği

Toprak konusunda seçici değildirler. Çok farklı yapılarda ki topraklarda yetişebilmektedirler.

Kumlu topraklarda çok iyi gelişir.

Besin maddelerince zengin, gevşek topraklarda en iyi gelişimi gösterirler.

Meyve şekli basık yuvarlaktan uzun eliptik şekle kadar değişmekte, sarı, turuncu veya kırmızı renktedir. Meyveleri tür özelliğine ve bitkinin bulunduğu ekolojik şartlara göre Ağustos ortası Ekim başı arasında olgunlaşır.

Kuşburnu çok uzun ömürlü bir bitkidir. Halen Almanya’da bir kilisenin bahçesinde 300 yıllık olduğu sanılan kuşburnu bitkisinin bulunduğu belirtilmektedir.

ÇOĞALTILMASI

1. Tohum İle Çoğaltma

Kuşburnu tohumları yüksek oranda Absisik asit (ABA) içerdiklerinden kolay çimlenme göstermezler. Bazı kuşburnu türlerinde tohumla çoğaltmada çok az açılım ortaya çıkmakta, dolayısı ile bu türlerin çoğaltılmasında tohumla çoğaltma yöntemine baş vurulmaktadır.

Tohumlar ıslak nehir kumu içinde + 5 °C’ de 90-120 gün bekletilerek katlama işlemine tabi tutulduğunda çimlenme oranında artış gösterir.

Konsantre H2SO4 (Sülfirik Asit) ile 5 dakika aşındırma işlemine tabi tutulduğunda çimlenme oranında % 24-60 oranında artış gözlenmiştir.,

Yüksek oranda çimlenme elde edebilmek için meyveler sarımsı veya hafif kırmızıya döndüğü dönemde toplanmalıdır. Meyvelerden çıkartılarak doğrudan araziye ekim yapıldığında en uygun ekim zamanı Eylül sonu, en uygun ekim derinliği ise 2,5 cm’ dir.

Bir meyve içinde 20-40 adet tohum bulunmaktadır. Özellikle bazı türlerde ana bitkiden çok farklı özelliklere sahip tipler ortaya çıktığından tohum ile üretim istenmez. Tohum ile çoğaltılmış bitkiye fidan değil ancak çöğür denilebilir. Bu şekilde elde edilmiş kuşburnu bitkisi ile bahçe tesisi ileriye dönük pek çok problemi de beraberinde meydana getireceğinden bu tür uygulamalardan kaçınılmalıdır.

2. Çelikle Çoğaltma

Çelikle üretim için Sonbahar sonunda veya kış başlangıcında bir yaşlı 6-9 mm çaplı dallar kesilmelidir. 15-20 cm uzunlukta kesilen çelikler demet halinde nemli kum veya pist yosunu içinde tutulur. Bu çelikler önce nem geçirmeyen kağıda, sonra nemli gazete kağıdına, daha sonra da nem geçirmeyen kağıda sarılarak buz dolabında muhafaza edilir. Daha sonra ilk baharda köklendirmeye alınır. Aynı yıl süren dalların kısmen sertleştiği devrede alınan yumuşak odunsu çekirdeklerde uygun ortamlarda köklendirilebilir.

Kuşburnular da dikensiz tiplerin köklenme oranları dikenlilere göre daha yüksek olmaktadır. Diğer yandan çelik üzerinde göz sayısının artması da köklenme oranını artırmaktadır.

3. Aşı ile Çoğaltma

Anaç materyali olarak gül yetiştiriciliğinde kullanılan dikensiz Rosa Multiflora anacı kullanılmıştır. Böylece dikensiz tek bir gövde üzerinde, selekte edilen tiplerden aldığımız gözlerle yaptığımız yongalı ve “ T “ göz aşıları tekniği (Ek- 1,2) ile kuşburnu fidanları elde edilmiş ve seri üretime geçilmiştir.

BAHÇE TESİSİ

Kuşburnu için çok farklı dikim mesafeleri önerilmektedir. Bunun sebebi her türün farklı gelişim, dallanma ve habitüs oluşturmasından kaynaklanmaktadır.

Tavsiye edilen dikim mesafeleri 1x 1,5 – 1,5 x 2 – 3,5 x 1,2 – 3 x 2 – 3 x 3 gibi çok geniş bir aralık göstermektedir. Bu dikim mesafeleri göz önüne alındığında dekara 111 – 667 adet fidan dikilebilmektedir.

Kışı şiddetli geçen iklim bölgelerinde fidanların ilkbaharda dikilmesi daha uygundur. Bu tarih şiddetli soğuk ve donlardan sonra, havaların yumuşamaya başladığı ilkbaharın başlangıcı sayılan günlere rastlamaktadır. Esas itibariyle fidan dikim dönemi, sonbaharda ağaçlar yapraklarını döktükten itibaren başlayarak, tomurcuklar patlayıncaya kadar devam eder. İklim elverişli ise fidanın sonbaharda dikilerek ilkbaharda vegetasyonun başladığı döneme yerine adapte olmuş vaziyette girmesi en uygun durumdur.

Sulama

Kuşburnu bitkisinde kök gelişimi çok iyidir. Kazık kökler çok derinlere kadar ulaştığından kuraklığa çok dayanıklıdır.

Sulama olanaklarının uygun olduğu yerlerde, özellikle fidanların ilk bir kaç yılında yağmursuz geçen vegetasyon dönemlerinde toprağın durumuna bakılarak 20-25 günde bir defa olmak üzere 4-5 defa sulama yapılması çok faydalı olacaktır.

Yağışsız geçen dönemlerde, uygun zamanlarda yapılan sulamalar bitki gelişimini ve meyve verimini olumlu yönde teşvik etmektedir.

Budama

Kuşburnu bitkisi düzenli ve fazla budamaya ihtiyaç duymaz. Özellikle ocak şeklindeki bitkide dal seyreltme şeklinde hafif bir budama verim ve kaliteyi artırmaktadır.

HAZIRLAYAN: Metin YAPICI – Ziraat Mühendisi

KAYNAKLAR

1. ANONİM, 1990. Bitki Koruma El Kitabı. T.C. Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı, Tarım İl Müdürlüğü Yayınları No:6, İzmir.

2. ARSLAN, N., B. GÜRBÜZ ve A.GÜMÜŞCÜ.1996. Kuşburnunun Kültüre Alınması ve Islahının Temel İlkeleri. Kuşburnu Sempozyumu Bildiriler Kitabı, l49-156.

3. GÜLERYÜZ, M. ve S. ERÇİŞLİ. 1996. Kuşburnu Yetiştiriciliği. Kuşburnu Sempozyumu Bildiriler Kitabı, 103-117

4. KOCAMAZ, C ve A. KARAKOÇ., 1994. Çeşitli Kullanım Amaçlarına uygun Kuşburnu Seleksiyonu (Sonuç Raporu), Meyvecilik Üretme İstasyonu Müdürlüğü., Tokat.

5. ÖZBEK, H., Ş. GÜÇLÜ ve G. TOZLU. 1996. Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Artvin İllerinde Kuşburnu Bitkisinde Zararlı olan Arthropoda Türleri. Kuşburnu Sempozyumu Bildiriler Kitabı, 219-230.

6. SARIBAŞ, M.1996. Batı Karadeniz (Euxine) Bölgesinde Doğal Yayılış Yapan Rosa Canina L. (Kuşburnu) nın Bazı Morfolojik Palinolojik ve Tohum Özellikleri. Kuşburnu Sempozyumu Bildiriler Kitabı, 65-74.

7. TİPİ, E., 1996. Kuşburnu Fidan Üretim Teknikleri ve Üretim Hedefleri. Kuşburnu Sempozyumu Bildiriler Kitabı, 127-133.

8. YAMANKARADENİZ, R., 1982. Erzurum Yöresinde Doğal olarak Yetişen Kuşburnunun Bileşimi ve Değerlendirme Olanakları Üzerinde Araştırmalar (Doletora Tezi), Atatürk Üniv.Fen Bilimleri Enst., Erzurum.

9. YAPICI, M., 2000. Çeşitli Kullanım Amaçlarına Uygun Kuşburnu Tiplerinin Çoğaltılması, (Sonuç Raporu), Meyvecilik Üretme İst. Müd., Tokat.

Yazımızı beğendiysen aşağıda beğen tuşu ile bu gösterebilir, sosyal medya hesaplarından paylaşabilir ve yeni yazılar geldiğinde e-posta ile haberdar olmak için takip edebilirsin. (Follow)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Doğanın Takvimini beğendiyseniz birşeyler paylaşın.