Biliyor musunuz?

Tüketim Çılgınlığı

Herkes Avrupalılar kadar yüksek bir tüketim seviyesine çıkartılırsa, gerekli hammaddeyi karşılamak için tam üç gezegene ihtiyaç duyulur. Gerçek çözüm, herkesi doğayla uyumlu bir düzeye çekmektir. Yani, doğadan insanlara verebileceğinden fazlasını istemek büyük bir hatadır. Kullandığımız aletleri yenilemeye ve günlük trendlere insanları uymaya iten teknolojik bir yarış söz konusu. Örneğin; Japonya’da her dört günde bir, yeni bir cep telefonu modeli pazara sunuluyor. Ancak milyonlarca cep telefonu kullanan insan bulunmasına rağmen, hiç kimse cep telefonunun üretiminde kullanılan ve doğayı etkileyen koltan isimli maddeyi bilmiyor.

Tüm dünyada bir yılda 1 milyardan fazla cep telefonu satılıyor. Ancak her bir cep telefonunu ve elektronik aletlerin üretiminde kullanılan ve nadir bulunan bir metal mevcut: koltan! Koltan Avustralya’da, özellikle de Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Kivu’da elde ediliyor. Koltan’ın Kongo’da çıkartıldığı bölge ise iç savaşa neden olan bir trafiğin tam ortasında yer alıyor.

Koltan Nedir?

Koltan; elektronik, elektrikli aletlerin, cep telefonlarının, DVD playerların, füzelerin, silahların, video oyunlarının hatta bilgisayarların üretiminde kullanılan bir madendir. Ve aslında hayatımızın önemli bir bölümünde yer etmiş bir metal. Kongo Demokratik Cumhuriyeti; Afrika’nın en büyük ülkelerinden birisi ve bugüne kadar 4 milyon kişinin ölümüne neden olan bir iç savaşta.

Koltanın çıkarılması için gerçekleştirilen madencilik faaliyetlerinin sınırları aşan düzeylerde yapılıyor. Öncelikle toprak erozyonuna sebep olmaktadır. Suda yaşayan canlı türlerini yok edecek derecelerde göller ve nehirler kirlenmektedir. Metalin çıkarılmasıyla başlayan ve ekolojik dengeyi direk olarak etkileyen faktörler: zincirleme reaksiyonlara sebep oluyor. Besin zincirinin daha üstündeki canlı türlerine dek ulaşmaktadır. Besin kaynaklarından uzak bölgelerde çalışmak zorunda kalan madenciler de maden ocaklarının çevrelerindeki hayvanları avlamaya başlayınca bölgedeki popülasyonlarda gözle görülür bir düşüş kaydedilmiştir.

Bu çılgın tüketim nedeniyle koltan madenlerinde hiçbir güvencesi olmayan erkekler, kadınlar, hatta çocuklar çalışıyor. Bazı çevre bilimcileri, çocukları madenlerden çıkarmak için mücadele ediyor. Yeryüzündeki maden ocaklarının hiç birinde görülmemiş bir şekilde maden ocaklarında çalıştırılan ve yaşları 8 ile 10 arasında değişen çocuklar için mücadele devam ediyor. Çünkü bu çocukların madenler yerine okulda olmaları gerekiyor.

Koltan Madeni

Koltan elde etmek için hiç durmadan nehiri de elekten geçirmek gerekiyor. Kongo’da çok bol koltan bulunmaktadır. Dünyadaki koltan rezervinin yüzde 70’i Kongo’da. Geri kalanı ise Brezilya ve Avustralya’da yer alıyor. Kirlerinden arıtılmış maden, ince ve homojen bir pudra yapmak için önce kurutuluyor, eziliyor ve karıştırılıyor. İşlenen koltan, İngiltere, Amerika ve pek çok ülkeye satılıyor. Koltan denilen madenin değeri, altından birkaç kat daha fazla. Uluslararası pazarlarda kg başına 50 bin euro’dan fazla değeri var.

Dünyanın yer altı madenleri bakımından en zengin ülkesinde çıkartılan koltan, bakır tozu ve novium gibi metaller yurt dışına gönderiliyor. Bu ihraçlardan elde edilen gelir ne yazık ki maden ocaklarında zor koşullarda çalışanlara hiçbir şekilde geri dönmüyor. Üstelik dağların ortasında yer alan maden ocaklarının içindeki galeriler yeterli desteklere sahip olmadığı için her an yıkılma riski altında. Her saat başı 60 metre kadar yerin altına inen tünellerde çalışan işçilerden dördü sırayla nefes almak için dışarı çıkıyorlar. Özellikle yağmur yağdığında daha da tehlikeli hale gelen bu madenlerde eğer ocak çökerse işçilerin toprak altında boğularak ölme riski var. Madenciler, çoğu kaçak bir şekilde komşu ülkelere gönderilen bu değerli madeni çıkarabilmek için hayatlarını riske atıyorlar.

İç Savaşın Gölgesinde

Kongo’da bir yilda 150 tona yakın koltan elde ediliyor ki bu miktar dünya koltan üretiminin yüzde 80’ine eşit. Ancak Kongo devleti bu madenin ticaretinden elde ettiği geliri denetleme sıkıntısı yaşıyor. Koltan daha çok, Ruanda’daki savaşı finanse etmek için kullanılmaktadır. Birleşmiş Milletler raporuna göre; savaşla koltan üretimi arasındaki ilişki resmen ortaya koyuldu. Kongo’dan bu maden satın alındığı sürece savaş devam edecek. Maden ocaklarının büyük çoğunluğu silahlı insanlar tarafından işgal edilmiş durumdadır. Cep telefonu yapmak için bu metale ihtiyaç duyan yabancı sanayiciler, cep telefonuna da kendi işlerini yürütmek için ihtiyaç duyuyorlar. Silahlı gruplara silah sağlanıyor ve bunun karşılığında da bu gruplar onlara maden veriyor.

Bukavu; Güney Kivu’nun başkenti. Bölge, isyancıların baskısı sonucu buraya sığınan sivillerle dolu ve askerlerin yoğun denetimi altında. Bukavu, koltan ticaretinin kavşak noktası. Koltan buraya madenlerden ham halde geliyor. Maden sanayi bölgesindeki sayısız atölyelerin birinde işlenerek satılıyor. Tantal pentoxide’den oluşan ve ezildikten sonra elenen koltan, ısıya ve aşınmaya dayanıklılığıyla da biliniyor.

Madencilerin Goril Avı

İsyancı güçler, koltan madeni açmak için Kahuzi Biega Ulusal Parkı’na yasa dışı bir şekilde yerleştiler. Bu bölgede dünyanın son ilkel ormanları yer alıyor. Ormanlarda maden çıkarılma faaliyetinin gerçek bir tehdit oluşturduğu özel bir goril sürüsü yaşamakta. Parkta koltan bulunduğundan beri gorillerin yarısı kaçakçılar tarafından öldürülmektedir. Afrika’dan koltan aramaya gelenler, gorillerin yaşadıkları yerleri istila ettiler. Kahuzi Biega Parkı Korsika kadar büyük bir alanı korumak için yirmiden daha fazla silahlı bekçi tarafından sürekli gözlenmektedir. Goriller yok olma tehlikesiyle karşı karşıyalar. Parkta sadece 150 kadar goril kalmış durumda. Savaştan önce parkın ziyaretçileri turistlerden oluşuyordu. İnsanlara alışkın olan gorillere yaklaşmak oldukça kolaydı. Bu yüzden goriller, kaçakçılarla karşılaştıklarında kolayca av oluyorlar.

Şempanzeler de Tehdit Ediliyor

Şempanzeler de madenler tarafından tehdit ediliyor. Avcılıktan en çok etkilenen şempanzeler ise anne babaları öldürülen yavrular. Bizler de bir üst modeli çıkana kadar elimizdeki cep telefonuyla idare ederken memnuniyetsiz günler geçiriyoruz. Oysa bir cep telefonu üretilirken gezegenin kaç değişik şekilde zarar gördüğünün bilincine varılması gerek. Maden arama ve çıkarma faaliyetleri yasal ve denetimli olmalıdır. Günümüzde 3 kişiden ikisi cep telefonu kullanmaktadır. Tüm kullanıcılar aslında bir dramın suç ortağı. Tüketim açlığımız bakışlardan uzak ve saklı halde ilerliyor. Bu tüketimin doğaya yaptığı baskı, okyanuslara kadar uzanıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Yazıyı beğendiyseniz sosyal medyada paylaşabilirsiniz.